Araç Değer Kaybı Nedir ve Nasıl Karşılanır?

Bu yazımızda sizlerle kara yollarında sık sık yaşanan trafik kazalarından sonra araç sahiplerinin sorun yaşadığı araç değer kaybı hakkında bilgi paylaşmayı hedefledik. 

Araç değer kaybı; meydana gelen trafik kazası neticesinde hasar alan ve bu hasar nedeniyle onarım, bakım, tadilat vb. işlemlerden geçen bir aracın bundan sonraki süreçte ikinci el piyasasındaki değerini ifade eden bir kavramdır. Bir başka ifade ile kaza geçiren aracın kazadan sonra ne kadar iyi bir şekilde tamir edilmiş olursa olsun, ekonomik değerinde meydana gelen düşüştür. 

Hukuk sistemimizde değer kaybı kavramı konusunda net bir tanım bulunmamakla birlikte; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası altında sigortacı, kaza esnasında hatalı olan araç sahibinin sorumluluklarına müteselsilen, yani zincirleme olarak ortak olmaktadır. 

Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesine göre ise trafik kazası esnasında değer kaybı oluşması durumunda meydana gelen kazada kusurlu olan tarafın trafik sigortası, hem kaza dolayısıyla meydana gelen hasarı ve zararı karşılamakla, hem de doğrudan zarar olarak kabul gören değer kaybını telafi etmekle yükümlüdür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre ise; “aracın bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur. 

Araç değer kaybının kimden talep edilebilir olduğu konusuna baktığımızda ise; meydana gelen kazada kusursuz olan tarafın araç değer kaybı, kazaya sebep olan taraf yada o tarafın zorunlu trafik sigortasından karşılanır. Karşı tarafın sigortasından ya da karşı tarafın kendisinden herhangi bir değer kaybı talep edebilmek için her şeyden önce kazanın oluşumunda yüzde yüz kusurlu olmamak gerekmektedir. Bu noktada kusurun oranıda önem arz etmektedir. Zira kısmi bir kusur söz konusu ise kusurlu olunmayan oranda bir talepte bulunmak mümkündür. Kazanın meydana gelmesinde kusursuz taraf, araçta meydana gelen değer kaybının karşılanması için ekspertiz raporu alarak değer kaybına sebep olan tarafa dava açabilir yada bu kaybın karşılanması için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapabilir. 

Dava yolu ile değer kaybının tazmin edilmesi durumunda ise; kazada tam kusurlu olarak nitelendirilmemiş olan taraf, hasar gören eşyasının değerinde oluşan düşüş miktarında araçta oluşan değer kaybını ve bununla birlikte dolaylı olarak oluşan zarar olarak; ikame araç ya da kazanç kaybı bedeli talep etme hakkına da sahiptir. 

Bu talep, özellikle hasar gören aracın serviste ve bakımda kaldığı süre boyunca kiralanan araçlarda veya ulaşım için kullanılan alternatif ulaşım bedellerinin karşılanmasında gündeme gelmekte ve talep edilebilmektedir. Burada belirtilmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi, doğrudan değer kaybı ile iş kaybı zararlarının karıştırılmamasıdır. Dolaylı olarak kabul edilebilecek giderler, özel olarak belirtilmediği sürece sigorta şirketleri tarafından karşılanmamaktadır. 

Araç değer kaybı davası açabilmek için tüm bu hususların yanı sıra aynı zamanda araçtaki hasarlı parçaların daha önceden hasara uğramamış parçalar olması, onarım veya yenileme işleminden geçmemiş olması ve kazadan önce araçta herhangi bir hasar kaydının bulunmaması gerekmektedir. 

Yargıtay kararına göre boya işlemine gerek duymadan değiştirilebilen far, silecek, jant ve cam benzeri parçalara değer kaybı uygulanmamaktadır. Bu sebeple de araç üzerinde gerçekleşen hasarın bu gibi parçaların dışında gerçekleşmiş olması gerekir. Borçlar Kanunu’nun 72. maddesine göre ise araçta meydana gelen değer kaybını tazmin etme süresi, başka bir deyişle dava açma süresi kanunen 2 yıllık bir zamanaşımına tabii tutulmuştur. Buna ek olarak yasal şartların mevcut olması halinde kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren en fazla 10 yıllık bir zamanaşımı süresi mevcuttur. Yani tarafların kaza tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde dava açmamaları durumunda konu ile ilgili tüm hakları yasalar önünde düşmektedir Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapmak da , araç değer kaybı tazmini yöntemlerinden bir diğeridir. 

Sigorta Tahkim Komisyonu sigorta ettiren ve ilgili sigorta sözleşmesinden fayda sağlayan kişiler arasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların kolay ve hızlı çözülebilmesi için kurulmuş bir komisyondur. 

Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilmek için belli başvuru şartları ve bir başvuru usulü bulunmaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru gerçekleştirmek için öncelikle; aracın değer kaybı için ilgili sigorta şirketine yapılan başvurunun karşılanmamış olması yada yetersiz karşılanmış olması 15 gün içinde ilgili sorunun çözülememiş olması gerekir. Başvurunun yapılabilmesi için; şikayetçi tarafın daha önce Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurmamış olması ve şikayetini sigorta şirketine yazılı olarak beyan etmiş olması gerekmektedir. Eğer Sigorta Tahkim Kurulu’na yapılan başvuru olumlu sonuçlanırsa, bahsi geçen sigorta şirketi zarar ödemek zorunluluğu ile karşı karşıya kalır. Uyuşmazlıkların Sigorta Tahkim Komisyonu’nca incelenmesi ve değerlendirilmesinin en önemli avantajı ise , en fazla 4 ay içerisinde başvurunun sonuçlandırılmasıdır. 

Değer kaybı başvurusu için; kazanın gerçekleştiği anda tutulan kaza tespit tutanağı, hasar tespit tutanağı, araçların kaza sonrası çekilen, özellikle hasarı gösteren ve her açıdan çekilmiş fotoğrafları, aracın ekspertiz raporu, araç ruhsatı, aracın tamir edildiği servisten alınan döküm ve faturalara ihtiyaç duyulmaktadır. 

Yorum Yap